Tayfur Havutçu'nun Direksiyon Hakimiyeti ve Yıldızlı Test



Beşiktaş bu yıl lige son 25 yılın en iyi forvet ve orta sahası ile giriyor. Ama kalede ve defans bölgesinde temel sıkıntıları geçmediği gibi Ersan'ın sakatlanması, İbrahim Toraman'ın yetersizliği ve Sydnei'in belirsizliği geri dörtlüyü siyah beyazlı takımın yumuşak karnı haline getiriyor. Gönderilecekken kalsın denilen Sivok ve geçen sezon ilk yarının en iyi Beşiktaş oyuncusu olmasına rağmen, itilip kakılan Hilbert moral bozukluğunu atlatabilirse gene de bazı sorunlara çözüm olabilirler. Olumsuz bir kehanet olarak da Egemen'in Trabzon performansını tekrarlamasının dahi Beşiktaş Tribünlerinin beklentisini karşılayacağını sanmıyorum, kaldı ki bunu İstanbul'da koruması bile olanak dışı bence. Kale ise açıkçası öncelikle Rüştü2nün ellerine bakıyor. Tecrübeli kalecinin iyi bir profesyonel olması Beşiktaş'ın en büyük şansı. Cenk ve Umut açıkçası şu an için çok da gelecek için ümit vaadetmiyorlar.


Orta sahaya gelirsek Ernst, Fernandez, Simao, Guti, Q7 isimlerini ardı ardına saydığımızda göz kamaştırıcı. Ancak yabancı sınırlaması yüzünden o dizilişte Necip ve Aurelio'dan en az birisi mecburen oynayacak. Tayfur Havutçu'nun Fatih Terim esintili 4-2-3-1 dizilişini benimsediği sır değil. Ancak "6 Yabancı" sınırlaması da elini kolunu bağlayacak. İçinden çıkılması güç bir puzzle var Havutçu'nun önünde ve bunu çözebilecek tek isim Mustafa Pektemek. Eğer bu oyuncu bir şeyler koyabilirse ortaya Beşiktaş için iyi bir oyuncudan çok daha fazlası olacak, kendi mevki dışında da problemlerin çözülmesini sağlayacak. Beklentileri karşılaması durumunda yılın transferi Havutçu için Pektemek olacaktır.


Saha içi dizilişten ve oyun anlayışı problemlerinden daha büyük olan tehlike ise Guti, Q7, Simao ve Fernandez'in, havutçu dahil herkes için dokunulmaz olması. Bu 3 futbolcu hem tribünlerin desteği hem de geçmiş kariyerleri nedeniyle klasik deyimle "Beşiktaş'ın Üstünde görüyorlar". Bu önümüzdeki sezon temponun arttığı, gerilimin yükseldiği kırılma dönemlerinde sorun yaratacaktır. Hafta bazında tarih veremesek de ilk yarının son haftaları ve 2012 Şubat - Mart ayları kadro içi patlamaların yaşandığı ve Tayfur Havutçu'nun bir şeyler yapması gereken haftalar olacak, tabi o sırada görevde olursa. Demirören'in tribünler karşısındaki güçsüzlüğünü ve her başarısızlıkta teknik kadroyu yiyerek ayakta kalma taktiğini artık herkes biliyor. İşlerin ters gitmesi halinde Beşiktaş Tribünlerinin oldukça mesafeli olduğu ve zoraki destek verdiği Havutçu'nun arkasında durulmayacaktır.

Son bir söz de Almeida için edelim, geçen sezon alışma dönemini geçiren Portekizli forvet Türk Futbol Seyircisinin çok da sevdiği türde bir oyuncu değil. Tam örtüşmese de benzer diyebileceğimiz saha içi pozisyon alma ve oyun içi takım katkısı biçimine sahip Carew ve Hakan Şükür tarzında. Bu iki oyuncu da Türkiye'de oynadıkları yıllar boyunca kendi seyircilerini çok az memnun edebildiler. Türk Futbol Kamuoyu Tanju, Jardel, Ümit (Karan) gibi ceza sahası içinden tek vuruşla gol kaydeden ve spektaküler vuruş denemeleriyle akılda kalan forvetleri beğenirler. Önümüzdeki sezonu 15 gol barajında tamamlayacak bir Almeida (ki bu çok iyi rakam) kimseye yaranamayacaktır.

Açıkçası Beşiktaş'ı beklenenin aksine zor bir sezon bekliyor. Tribünlerin hiçbir futbolcuya kafayı takmadan, kimseyi afaroz etmeden en azından 2. yarı ortalarına dek desteklemesi lazım. ama adım gibi biliyorum ki; ilk puan kaybında yazılı ve görsel medyada birilerinin ipi çekilecek ve Beşiktaş Kamuoyu da o isimlerin üzerine gidecektir. Bugüne kadar hep böyle oldu, bundan sonra da değişme olasılığı pek yok ortada.
Tayfur Havutçu'nun Direksiyon Hakimiyeti ve Yıldızlı Test Tayfur Havutçu'nun Direksiyon Hakimiyeti ve Yıldızlı Test 06:48 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Ad Home

Blogger tarafından desteklenmektedir.