Koca Başkanı Bir Kez Daha Üzdünüz



Bu garip operasyonun ilk gününden, hatta ilk dakikalarından beri yürütülenin bir güç savaşı ve itibarsızlaştırma harekatı olduğunu savundum. Çocuk değilim Türk Futbolu denen kayıkçı kavgasını 30 yıldır seyrediyorum bir alay rezilliği gördüm, radyonun başında, televizyon karşısında çok sefer yumruğumu sıkıp, sinirden kaskatı kesildim...

Bu gözler öyle başkanlar gördü, öyle rezillikler işitti ki bu kulaklar anlatmakla bitmez. Ufkumuz üç takımın kısır çekişmesine de saplı kalmadığı için amatör liglerden en üst düzey mücadelelere kadar her kademede bin türlü pis işler döndü. 1995 sonrası "Havuz" yapılanması ve onun getirdiği kulübe veren değil, kulüpten sızdıran yöneticiler olgusu Türk Futbolu'nda zaten varolan etik sorunları daha da arttırdı. Ayrıca tribünlerde yaşanan yapısal değişim taraftarlık aidiyeti hisseden kitlelerin sayısını arttırdıysa da kulübüyle fiziki bağı olan, yönetimi ve futbolcuyu şu yada bu şekilde denetim altında tutan "gerçek" taraftarı tasfiye etti. Şu an yaratılan seyirci kitlesi taraftar kelimesinin karşıladığı anlamdan uzak, etkisiz, sadece para harcamak ve galibiyete sevinmek ekseninde varlık bulabilen sonuçta sinema seyircisi yada bir dizinin hayranından farksız bir kitledir.

Bu şike operasyonu sırasında Beşiktaş Yönetimi kendisinden beklenmeyecek kadar serinkanlı ve düzgün bir biçimde yürütüyor bu işleri. Ancak artık kulüp taraftarı/ sempatizanı olmakdan tamamen kopmaya başlayan çarşısever Beşiktaş seyircisi ne yazık ki kulüplerine ve tarihlerine ihanet ettiler. Olayın başından beri yaygara koparan odaklar ne değilse kulüplerine o doğrultuda tavır alarak Beşiktaş'ı da zor durumda bıraktılar. Kulübün kupayı "süreç sonlanana kadar" kaydıyla federasyona iade manevrasını daha federasyon bile karara bağlamadan kendi teknik adamlarını idam ediverdiler.

Tayfur Havutçu futbolculuğuna yada teknik direktörlüğüne hayran olduğum bir adam değildir ancak düzgün bir duruşu olan, saygıdeğer bir insandır. Türk futbolu'nun adamlık idolü kabul edilen bir çok isimden de çok daha adamdır. Daha düne kadar Tayfur Havutçu için "adam gibi adam" klişesini kullanmaya bayılan Beşiktaş sempatizanları kendi teknik direktörlerine sahip çıkmadılar. Beşiktaş'a şahsen emeğinin geçmesinin yanında bu adam, Süleyman Seba gibi başka hiçbir kulübün sahip olamadığı bir sembolün yeğenidir aynı zamanda. Koca Başkan yüreği paramparça, umutsuzca Tayfur öyle işler yapmaz diye dert anlatırken Beşiktaş taraftarlığı kisvesi altında Çarşı üzerinden kimlik arayışında olan bir alay kalıpsız koca camiaya malolmuş kişiler üzerinden zihinsel mastürbasyon yapmakla meşgul. Bu operasyonu yapanların, kuşkulu göstermeye çalıştığı şey, bu topraklardaki en temiz maçlardan biri olan 2010-11 kupa finali. Beşiktaş arkasına destek için değil, saklanmak için geçmiş olan bu yığın belli ki o maçtan yada başka bir maçtan gelebilecek şikeli-şaibeli iftirasını ayırdecek kadar bile futbol bilmiyormuş. Anlaşılan pek çoğu maçları bile seyretmiyorlar artık. Beşiktaş galip, çarşı "x pankartı" açtı geyiği bunların futbol gerçekliği. Dolayısı ile gerçek Beşiktaş taraftarına Allah sabır versin; insanın böyle dostları oldukça düşmana ihtiyacı yok çünkü.

Dün Koca Başkan'ı "Ahmet Dursun, Seba Gitsin" diye aşağılayan kitle bugün de Tayfur Havutçu'ya sahip çıkmayarak, hatta onu satarak bir kez daha o güzel adamı hançerledi. Beşiktaşlı değilim ama benim çok canım yandı.

Şu yazılarında okunması konuyu daha iyi kavramaya yardımcı olacaktır.

Tayfur Havutçu Apar Topar Neden Geldi

Taraftarın Aklını Almak

Siz İnanıyor musunuz?
Koca Başkanı Bir Kez Daha Üzdünüz Koca Başkanı Bir Kez Daha Üzdünüz 03:14 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Ad Home

Blogger tarafından desteklenmektedir.