Galatasaray: Hayal Kırıklığı Kapıda



Bundan önce de yazmıştım ve ne yazık ki söylediklerim tek tek çıkmaya başladı. Galatasaray'ın yeni yönetimi de son 10 yıldaki transfer dönemi tiyatrosunu yineledi. Bir sürü isim kamuoyunda speküle edildi Drogba geldi, Forlan gitti derken yavaş yavaş belli olmaya başladı ki; yapılacak transferler ne o ayarda olabilecek ne de geçen sezon bir felakete imza atan kadroda yapısal bir dönüşüm gerçekleştirilecek. Sadece Fatih Terim'in disiplin anlayışı ve getirdiği yeni hava ile bir şeylerin değişmesini beklemekten başka çaresi yok Galatasaray taraftarının.

Ünal Aysal'ın saygı uyandıran duruşunu da, Galatasaray yönetimlerinde onca başarısızlıklarına rağmen hep kadrajda kalabilen bazı isimler aşındırmaya başladılar bile. Yönetim adına yapılan transfer hamlelerindeki başarısızlıklar ve Galatasaray adının birden fazla kez küçük düşürülmesi TV taraftarı kitlenin çok umurunda olmasa da bu kulübe daha derin ve özel aidiyetlerle bağlı olanları incitti. Atletico Madrid yöneticilerinin açıklamaları, Fabiano ve Kulübünün tavrı bırakın Galatasaray'ı bir 3. Lig takımı için bile küçük düşürücüdür. Buna karşılık transferde el atılan hiçbir oyuncunun alınamaması, takasta kullanılacağı söylenen Cana'nın gitmesi ama kalecinin bir türlü gelememesi, alındığı, bittiği söylenen, gazetecilere her Allah'ın günü isimleri yazdırılan Forlan ve Drogba ile "Biz zaten ilgilenmiyorduk!" açıklamaları bu yeni yönetimin güvenilirliğini ve becerisini çok erken vakitlerde sorgulatmaya başladı.

Galatasaray'ın hiç olmazsa bir kaleci, bir stoper, iki "iyi" orta saha ve çok iyi bir forvete acil ihtiyacı var. Bunun bir hayal olduğu ise dünkü kongrede açıkça ortaya çıktı. Aysal Yönetimi enkaz edebiyatı yaparak mali durumun arkasına sığındı oysa bu saydığımız ihtiyaç listesi 25 milyon dolara alınıp takıma monte edilebilir. Galatasaray'ın ismi ile dahi kasada para olmamasına rağmen bu rakam bulunur. UEFA'nın yeni kurallarından çekinip de para veremiyorsa sayın Galatasaray başkanı, kongre öncesinde çok vurgu yapılan zenginliğini ve iş dünyasındaki bağlantılarını kullanarak bu kaynak sorununu başka yollardan da çözebilir. Kimse kolunu bağlamıyor. Aysal'ın şirketlerinin kefaleti Galatasaray'ın şu an içinde bulunduğu söylenen acil nakit sıkıntısını geçirmeye yetecektir cebinden para koymasına bile gerek yoktur.

Kongre öncesinde bir grup aklı başında insan Aysal'ın ve onu destekleyen grubun en büyük hedefinin Galatasaray Yönetimi olmak değil, Riva Arazisi'nin müteahhidi olmak olduğunu söylemişlerdi. Kime nasıl, kaça yaptırılacağı belirsiz bir proje var ortada ve anlaşılıyor ki çok sayıda insanın bu iş üzerinden beklentisi var. En kötümser tahminle çeyrek milyar doların üstünde arazi değeri ve bu rakama yaklaşacak ihalelere konu olacak Riva Projesi ne yazık ki Galatasaray Yönetimi'nin tek gündemiymiş. Dün kongrede mali durum raporlarının makyajlanarak bir panik havası yaratılmaya çalışıldığını görünce ve Sayın Aysal'ın Fenerbahçe konusunda başta takındığı medeni tavırdan çark ettiğine tanık olunca kuşkular iyice arttı.

Aysal seçilmeden önce özel sohbetlerde, biraz da abartarak bahsettiğimiz "Galatasaray'ın Malcom Glazer'ı mı olacak acaba?" konusu sanırım gerçek olmak üzere. Riva Galatasaray Kulübü'nün elinde kalan son "para eden" mülküdür. Bu proje iyi niyetli olmayan ve yetki sahibi birilerinin eline geçip, o kaynak çarçur edilirse bu kulüp gerçekten batar. Özetle Galatasaray'ı bekleyen sadece sportif başarısızlık ve kadro yetersizliği sıkıntısı değildir. Kulübün geleceği de şu an itibarıyla ciddi bir tehdit altında ve ne yazık ki şu an ortada, hem durumun farkında olup, hem de buna engel olabilecek, etki ve yetkiye sahip kimse yok.
Galatasaray: Hayal Kırıklığı Kapıda Galatasaray: Hayal Kırıklığı Kapıda 22:52 Rating: 5

1 yorum:

  1. yediler bitirdiler hala doymadılar... gelen gideni aratacak sanki.

    YanıtlaSil

Ad Home

Blogger tarafından desteklenmektedir.